BİR ANKA'YI AĞLATTIN GÖKYÜZÜNDE
Medya ve Sesli İçerik
paranoya
İçeriğin fon müziğini buradan açabilirsin.
İçerik metni
BİR ANKA'YI AĞLATTIN GÖKYÜZÜNDE
Odak modunda dikkat dağıtan alanlar gizlenir. Çıkmak için tekrar “Odak modu”na bas.
Aynalardan kayıp dökülmüş günler,
Düşmüş maskeler birer birer.
Çoktan kokuşmuş hayatlar içinde,
Sen hala aynı yerde, aynı gülüşle, beni sevdiğin yaştasın.
-
Biliyorum bu ağıt hiç susmayacak.
Biliyorum uzadıkça zaman dejavular artacak.
Biliyorum yaşlandıkça yıllar,
Aşkımız çırıl çıplak kalacak.
-
İşte bu yüzden yazıp yazıp siliyorum seni bu aralar.
Beynimde, paranoyak düşünceler senfonisi,
Yoruldum şizofren anıları süpürmekten.
An geliyor geçmiş zaman masallarındaki kavuşulmaz güzel,
An geliyor azılı bir düşmansın.
Çözemiyorum....
-
Artık kağıdı kalemi kül etsem,
Kazısam alnımdan bu mürekkebi.
Bağışlasam sana dair ne varsa,
Azad etsem içimden gözlerini.
Ve düşsem uçurumların en dibine.
Yeter mi?
-
Yetmiyor...
Şu an bile karşımdasın işte.
Ölüm gibi bir zehir akıyor gözlerinden.
Bir serçenin gözyaşlarıyla sesleniyorum,
Duymuyorsun.
Kalbim de soluyorsun,
Görmüyorsun.
Bu nasıl bir işkence,
Bilmiyorsun...
-
Ben büyüttüm seni içimde bu kadar.
Ben sakladım seni bu aşkın içinde.
Ben titredim üstüne deliler gibi.
Ben katlandım bu platonik susuşlara.
İşte en çok ben sevdim seni, şiir kadar, sen kadar.
-
Ama şimdi aşkın nefes alamayacağı bir yerdeyim.
Senden arda kalmış bir kalp yok artık göğsümde.
Son kahveninde doldu miadı.
Çünkü sen giderken, Bir anka’yı ağlattın gökyüzünde...
Beğeni ve paylaşım açık
İçeriğin Hikâyesi
İçeriğin arka planına kısa bir notBu şiir eşinin ihanetiyle sarsılıp, hayatında eşiyle birlikte olduğu dönem ve ihanetten sonraki dönem arasında git geller yaşayan ve psikolojik sorunları zirve yapan bir adamın dilinden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplam 0 yorumHenüz onaylı yorum yok.
Dilersen içeriğe kısa bir iz bırakabilirsin. Yorumlar onay sonrası görünür.